Sayın Bakanım,
Yeniden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak tensip edilmeniz,
Enerji konusunda en aktif ve yapıcı sivil toplum örgütü olan
Derneğimizi mutlu etmiştir. Bakanlığınızı kutlar başarılar dileriz.
Yeni dönemde sizi Enerji yönetiminin başında görmek bizi neden mutlu
ediyor?
Bunun temel nedeni geçmis 5 yıllık dönem içinde sektörü ve
Türkiye’nin enerji ihtiyacını yakından tanımış ve geleceğe yönelik
plan ve tedbirleri uygulamaya hazır durumda olmanızdır.
Bizce Turkiye kıskanılacak bir sürekli büyüme süreci içine girmiş
olup tüm dinamiklerini bu büyümeyi desteklemek üzere düzenlemek
durumundadir. Bu sürekli ve yüksek oranlı büyümenin en önemli
destekleyici motorunun “Enerji “ olduğu herkes tarafından bilinen
bir gerçektir. Böyle bir süreçte Enerji ‘de arz güvenliği kritik
öneme sahiptir. Arz güvenliğinin piyasa yapısının korunarak
sağlanmasında bizi hep yanınızda bulacaksınız.
Bu bağlamda yeni dönemde size bazı mesajlar sunmak istiyoruz.
Takdir edeceğiniz üzere, enerjide sürdürülebilirlik sosyo-ekonomik
hayatın istenildiği anda istenilen miktar ve kalitede elektriği
bulabilme güvencesi demektir. Bu da güvenilir enerji arz-talep
politikalarının uygulanmasi ile sağlanabilir. Endustriyel gelişme
icin örnek aldıgımız ülkelerde arz güvenliği en az %10 rezerv
kapasitenin korunması ile sağlanır. Bazı ülkelerde rezervler %15-20
seviyelerindedir.
Genel olarak dünyada enerjide sürdürülebilirlik ekonomideki
dengelerin en önemli destekleyicisidir. Enerjide surdurulemezlik
yani arz-talep dengesizligi ekonomide kırılganlıgı artırmakta ve
güvenilirliği tehdit etmektedir.
Son 5 yil icinde Afsin-Elbistan ve Çan santrallerinin dışında önemli
yeni kamu yatırımı yapılmamıştır.
2001 Aralık ayı ile 2006 Aralık ayı arasındaki 5 yıllık dönemde
Türkiye’de enerji üretimindeki artış yaklaşık 15,000 megawatt
olmuştur. Geçmis 5 yıl içinde yıllık ortalama %8 enerji talep artığı
bilindiğine göre her yıl yaklaşık 3000 megawatt’lık yeni kapasitenin
kurulup işletmeye açılması gerekmektedir.
2001 yılından itibaren uygulamaya geçen liberal elektrik piyasası ve
kamu yatırımlarının durdurulması nedeniyle sadece özel sektör yeni
yatırım yapabilmiştir.
Bu 5 yıllık dönem içinde kamu ve özel sektör tarafından işletmeye
alınan toplam yeni üretim kapasitesi 6,500 megawatt’tir. Bu dönem
içinde ayrıca kamu sektörü tesislerinden bir bölümü
yaşlanma ve lisans dolması nedeniyle devre dışı bırakılmış ya da
üretim kapasiteleri azalmıştır. Bu durumda ortaya çıkan net görüntü
şudur: Biz son 5 yılda enerji üretimindeki artışa göre 8,500
megawatt daha az yeni yatırım yapmışız. Bu açık 2002-2003 yılında
işletmeye giren yap-işlet santralleri ve diğer rezerv kapasite ile
karşılanmıştır, ancak, bu rezerv artık bitmiş durumdadır . Yedek
kapasite oranı %10’un altında olan ülkenin ekonomisi tehdit altında
demektir. Halen Türkiyede bu rezerv kapasite kritik seviyelere
düşmüştür.
Enerjide Arz Güvenliği içinde sürekli büyüme hedeflerini
gerçekleştirmek için Türkiye Kojenerasyon Derneği olarak görüş ve
önerilerimiz şunlardır:
• Elimizde artık yedek elektrik kapasitesi kalmadığı için, yeni
yatırımları teşvik yasası çıkartmanızı öneriyoruz. (yatırım
indirimi, vergi iadesi v.s. )
• Yeni yatırımcılarla elektrik satın alma anlasması yaparsanız,
yatırım atmosferini kökten düzeltmiş olursunuz. Elektrik Satın Alma
Anlaşmaları arz güvenliğinin sağlanmasında en temel unsurdur. Öyle
bir sistem kurabilirsiniz ki elektrik almayı mesela TETAŞ garanti
eder, ama fiyatı günlük borsa belirler. Buna da kimsenin itirazı
olmaz.
• DPT’nin 5 yıllık planları uygulanmadan uzak. Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı olarak 5 yıllık plan yapın. Bu planda yatırım
atmosferi net bir şekilde teşvik edici olsun. O zaman yerli ve
yabancı sermaye gelir.
• Düşük kalorili linyitte (Afşin Elbistan gibi) ve Nükleer
Santral’de de satın alma garantisi şart. Garantisiz santral kurmaya
talip olanlar inanın ki, adımlarını atıp zaman kazanmayı düşünenler
ve ülkenin elektrik sıkıntısına girmesini bekleyenlerdir. Satınalma
garantisi verirseniz en iyi ve güvenilir şirketleri seçersiniz.
• Satınalma garantisindeki fiyatı, DUY mekanizmasının getirdiği
piyasa fiyatına oturtun. Buna kimse itiraz edemez.
• Yüksek randımanlı elektrik üretimlerine prim verin(Cogeneration
Directive’de olduğu gibi). Hem enerji tasarrufu hem de arz güvenliği
sağlamış olursunuz.
• Yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde satın
alınan elektrik fiyatını biraz daha arttırmak lazım.
• TEDAŞ’ın 20 bölgesini temsil eden şirketleri biran önce özel
şirketlere devrederek Dağıtım Sistemlerini rahatlatın ve
modernizasyonun önünü açın.
• Büyük ve yeni santral kurmak en az 5-6 yıl alıyor. Elinizdeki,
yaklaşık 6000 MW’lık yaşlı ve yorgun santralleri satıp kurtulun.
Bunların repowering (güç kazandırma) projelerini yeni sahipleri
yapsın. Hem hızlı hem de ucuz yapar ve yenileme işleri 2 yılda
tamamlanır. 2 yıl içinde yaklaşık 3000 MW yeni kapasite
kazanırsınız.
Siz bütün bunları gerçekleştirecek kapasitede ve güçtesiniz. Bu
hedeflere varmada sizin daima destekçiniz olacağız. Başaracağınıza
inanıyoruz.
Sevgi ve Saygılarımızla.
Özkan AĞIŞ
Türkiye Kojenerasyon Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı |
<<<<< Geri <<<<<
|