6 EKİM 2006 – DENGELEME VE MALİ UZLAŞTIRMA YÖNETMELİĞİ (DUY) VE UYGULAMALARI SEMİNERİ..

Derneğimiz tarafından düzenlenen "Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ve Uygulamaları" konulu seminer 6 Ekim 2006 tarihinde İTÜ Vakfı Maçka Sosyal Tesisleri’nde yapıldı. Wartsila ve Sektörel Fuarcılık firmalarının sponsor olduğu ve 100’e yakın katılımcı tarafından ilgiyle izlenen seminerin açılış konuşmasını Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış yaptı. Ağış’ın ardından seminerin birinci bölümünde TEİAŞ Elektrik Piyasa Hizmetleri ve Mali Uzlaştırma Dairesi Başkanı Ünal Terzi, "Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği ve Uygulamaları" hakkında katılımcılara geniş kapsamda bilgi verdi.

Seminerin ikinci bölümünde ise Ünal Terzi ile birlikte Elektrik Piyasa Hizmetleri ve Mali Uzlaştırma Dairesi’nden Metin Gökgöz ve Yeşim Şişli katılımcıların sorularını yanıtladı.

Seminerin ev sahibi olarak açılış konuşmasını yapan Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış, DUY hakkında kısa bir bilgilendirme konuşması yaptı. Ağış, şunları söyledi:

"Öncelikle 01 Ağustos 2006 tarihi itibarıyla nakdi olarak uygulanmaya başlanmış olan ve arz güvenliğinin sağlanması, rekabetin özendirilmesi ve özel sektöre belli kolaylıklar getirilmesi amacıyla hazırlanan "Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği" ve Uygulamaları hakkında bizleri bilgilendirmek üzere burada bulunan Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Daire Başkanı Ünal Terzi ve çalışma arkadaşlarına teşekkürlerimizi sunmak istiyoruz. Ayrıca bizleri toplantımızın düzenlenmesi sırasında destekleyen sponsorlarımıza da teşekkürlerimizi sunarız. Hepinizin bildiği üzere, DUY, 03.11.2004 tarihli ve 25632 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 08.11.2004 tarihi itibariyle sanal olarak uygulanmaya başlamıştır. Yönetmelik, 20.07.2006 tarihli ve 831 sayılı Kurul Kararı uyarınca, 01.08.2006 tarihi itibarıyla nakdi olarak uygulanmaya başlanmıştır.

DUY kapsamında yürütülen dengeleme mekanizması sonucu:

  • Kamu ve özel tüm tarafların eşit şartlar altında katılabilecekleri dengeleme mekanizmasının, yük alma, yük atma fiyat teklifleri dayalı olarak, rekabetçi bir ortamda işlemesi,
  • Sistemdeki üretim kaynaklarının maliyet etkin ve verimli çalışmasının sağlanması,
  • Özel ve kamu katılımcıları için yeni bir ticari ortamın sunulması,
  • Sistem İşletmecisi’nin erişebileceği dengeleme kaynağı miktarı arttırarak sistem güvenliğine katkı sağlamasıdır.
  • Eşit taraflar arasında ayrım gözetmeyen bir dengeleme mekanizması, katılımcıların halihazırda işleyen ve daha sonra ortaya konacak olan yeni piyasalara güven duymalarını sağlayacaktır.
  • Rekabete dayalı bir yapının tesis edilmesi ile üretici / tüketicilerin maliyetlerini aşağıya çekme yönünde davranmaları ve dolayısıyla sistemin ve kaynakların optimize edilmesi;
  • Arz talep dengesini yansıtan bir referans fiyatın oluşması ile yeni üretim yatırımlarının teşviki;
gibi kazanımların elde edileceğini belirtmek isteriz. Bu kazanımlar bütün piyasa aktörlerinin katkısıyla elde edilecektir. Saygıdeğer konuşmacılarımız zaten Sayın Terzi, bizlere sistem hakkında oldukça geniş bilgi vereceklerdir. Seminerimizin, Türkiye Elektrik Piyasası tarihinde bir devrim olarak nitelenen DUY ile ilgili çalışmaların anlaşılması ve piyasa işlerliğinin hızlandırılması amacına hizmet ettiği inancıyla, değerli katılımcılarımızın ve konuşmacılarımızın da katkılarıyla çok yararlı olduğunu düşünmekteyiz. Gördüğü yoğun ilgi ve bununla beraber, Ankara ve civarında faaliyet gösteren kojenerasyon işletmecilerinin katılımının kolaylaştırılması amacıyla, bilgilendirme seminerimizin bir benzeri, Kasım Ayı içinde Ankara’da gerçekleştirilecektir."

Ağış, konuşmasının sonunda Türkiye Kojenerasyon Derneği’nin çalışmaları ve sektörün sorunlarına da kısaca değindi.

"Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ve Uygulamaları" konulu sunumunda öncelikle ikili anlaşmalar piyasasından bahseden Ünal Terzi, katılımcılara şu bilgileri verdi:

"2003 yılı Aralık ayında ikili anlaşmalar piyasası açıldı. Bu anlaşmalar ister organize piyasalarda yapılsın ister katılımcıların aralarında yaptığı tezgah üstü denen türden anlaşmalar olsun piyasa sonuçta ikili anlaşmalara dayanır. İkili anlaşmalar piyasasında biz TETAŞ adına alım-satım yaptık. Sizlerin enerjisini TETAŞ’a sattık veya TETAŞ’tan alıp sizlere enerji sattık.

Sistemin % 80’i havuz başında işlem gördü. % 20’si ise katılımcıların ürettiği enerji veya ihraç ettiği enerji serbest piyasada işlem gördü. Şunu da hatırlatmak isterim ki serbest ikili anlaşma piyasası başlangıçta cesaretle daldığımız bir okyanusmuş. Başlangıçta bunu bu kadar çetrefilli olduğunu açıkçası bilmiyorduk. Fakat üç yıl boyunca yapılan çalışmalarla, Türkiye’nin gelecekte enerji sektörü organizasyonunda temel alacak yapıyı hep birlikte gerçekleştirdik. Kısacası ikili anlaşmalar piyasanın temelidir. Piyasanın temelinin ikili anlaşmalar olduğunu son üç aylık Ağustos- Eylül ve son beş günlük Ekim fiyatları gösterdi.

Bizim açtığımız Dengeleme Piyasası aslında bir ticaret dengesinden çok sistem işletme dengesinin gerçekleşmesi için kurgulanmış bir mekanizmadır.

Ayrıca Türkiye’de hedeflenen piyasa yapısı - ki dünya standardı bu yönde değişiyor – hiçbir ülkenin modeli olmayan gerçek zamanlı dengeleme piyasasıdır. Ülkenin ne kadar termik ne kadar hidrolik üretim ağırlıklı olduğundan tutun da ülkenin coğrafik iklim yapısına kadar pek çok değişik parametre, piyasa yapıcılarını, bu piyasayı her ülkeye özgü olarak kurmaya yönlendirmiştir. Bu anlamda biz tamamen Türkiye’ye uygun bir Dengeleme ve Uzlaştırma modeli kurmuş olduk.

Sistemimizde gerçek zamanlı dengelemeyi etkileyecek o kadar çok değişken var ki: örneğin ülkenin coğrafik konumu, Doğu ile Batı arasındaki zaman farkı, iklim koşulları yada bizim dağıtım ve iletim sistemimizdeki işletmecilerimizin işletme refleksleri, alışkanlıkları gibi.. Bütün bunları alt alta koyarak, Dengeleme Piyasasının esası olan "anlık dengeleme"nin marjinal fiyatını eğer üç gün içinde gerçek zamanda hesaplar ve açığa çıkartırsanız bu bir anlam ifade etmektedir. Aksi durumda, hiç birşey ifade etmeyen eğriler, grafikler bütünü kalırdı bizlere.

İkili anlaşmalar piyasasında enerjiyi alıp satarsınız. Tüketici ihtiyacı kadar tüketim yapar; üretici de ya tüketicisine yada fazla enerjisi varsa şuanda açık olan dengeleme enerji piyasasına enerjisini satar. Dengeleme Piyasası, sistemi dengelemek ana hedefi ile kurulmasına karşılık, bizim yapımızda biraz spot piyasa yapısı da göstermektedir.

Gerçek bir piyasa yapısında "arz ve talep", "fiyat ve miktar" olarak piyasaya katılım gösterirler. Üretici ne kadar enerjiyi hangi fiyattan satacağını tüketici de ne kadarlık enerji hangi fiyattan alabileceğini teklif etmektedir. Bugünkü gibi tüketicinin piyasaya karşı bir refleksi söz konusu değildir. İkili anlaşmalar piyasasında tüketicinin bir seçim hakkı vardır. Diğer bir deyişle, serbest piyasada oluşan fiyatlara veya düzenlemeye tabi fiyatlara karşı bir refleks veya pozisyon değişikliği söz konusu değildir. Fakat spot piyasalar tüketicilere bu hakları da veriyor. Bizim işlettiğimiz Dengeleme Piyasasının ilk basamağı olan gün öncesinde, arz ve talebi dengelemek adına yapılan alım-satımlarda ortaya çıkan bütün işlemlerden oluşan gün öncesi dengeleme, tüketicinin fiyat elastikiyetinin olmadığı sadece miktar bildirdiği bir piyasadır. Burada aslında tüketiciye talebini, sistem işletmecisi ülke talebi olarak bildiriyor."

"Bu piyasada arz tarafında ne oluyor?"
Arz tarafı, ikili anlaşmalar çerçevesinde veya eğer cazip fiyat öngörüyorsa; Dengeleme Piyasasında satış nedeniyle planladığı üretim programını bize veriyor, sistem işlemecisi de talebi veriyor. Biz de, bir gün sonrasının arz ve talebini dengelemek suretiyle gün öncesi piyasayı çalıştırıyoruz.

Talebin arz artışının üzerinde olması ve emre amade kapasite ile talep arasındaki farkın daralması halinde:

Özellikle puant saatlerinde yük alma ihtiyacının artması ile birlikte, daha çok yük alma teklifinin (ve muhtemelen daha yüksek fiyatlı) kabul edilmesine bağlı olarak, sistem saatlik marjinal fiyatının, dolayısıyla sistem dengesizlik fiyatının yükselmesi; yükselen sistem dengesizlik fiyatından kaçınmak isteyen toptan satış ve perakende satış şirketleri ile serbest tüketicilerin yeni ikili anlaşmalara yönelmesi; ikili anlaşmalara ilişkin talebin yeni kapasite yatırımlarını cazip ve mümkün kılması ve yeni kapasite yatırımlarının tamamlanması ile emre amade olacak arzın fiyatların yönünü tekrar aşağıya çevirmesi beklenmektedir.

Öte yandan, emre amade kapasitenin talebin çok üzerinde olması halinde:

Üreticilerin ikili anlaşmaları ile sattıkları miktarın üzerinde üretim yaparak sisteme aktif elektrik enerjisi vermeleri (ki, bu durumun, puant saatlerinde olabilecek sıkışıklıktan bağımsız olarak, gece ve kısmen gündüz saatlerinde yaşanması beklenmektedir); sistemdeki fazlaya bağlı olarak yüksek miktarda yük atma gereksinimi doğması; göreceli olarak daha yüksek yük atma teklifi veren (marjinal maliyetleri göreceli olarak daha yüksek olan) üretim santrallerinin –kabul edilen yük atma tekliflerine bağlı olarak- üretmek yerine sistemden almalarının, üretimi ülke genelinde optimize edilmesi; yüksek miktarda yük atma teklifinin kabul edilmesine bağlı olarak, sistem saatlik marjinal fiyatının ve sistem dengesizlik fiyatının düşmesi; talebin, sitem dengesizlik fiyatının göreceli olarak düşük olduğu bu saatlerde yükselmesi ve ortalama yük faktörünün büyümesi beklenmektedir.

Gün öncesi piyasanın amacı ise;

  • Şeffaf ve ayrımcı olmayan elektrik ticareti için pazar yeri oluşturmak;
  • Türkiye’de işlem gören elektrik için güvenilir fiyat endeksi üretmek;
  • iletim kapasitesinin kullanımını optimize etmek;
  • Komşu ülkeler ve Türkiye arasındaki ticareti kolaylaştırmak;
  • Türkiye elektrik sisteminde ilk dengeyi sağlamak için bir araç olmak;
  • Elektrik piyasasının izlenmesi için bir araç olmak;
  • Türkiye elektrik piyasasındaki rekabeti teşvik etmek.
olarak özetlenebilir."

Vadeli İşlemler Piyasası
"Vadeli İşlemler Piyasası, ilerdeki bir tarihte elektrik teslimatının yapılması için yapılmış olan sözleşmelerin alınıp satıldığı piyasalardır. İdeal piyasa koşullarında oluşan günlük fiyatlar, gelecekte oluşması mümkün olan fiyatlar hakkında bir fikir vermektedir. Ancak ileriye yönelik fiyatların oluşması ve gelecekteki fiyat değişimlerinin doğurduğu risklerden korunma ihtiyacı son derece önemlidir. Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için Vadeli İşlemler Piyasası en uygun piyasalardır.

Nihai dönem piyasa yapısı önerimiz ise: Gün öncesi piyasasının kurulması; tüketim tarafının piyasaya katılımı sağlanması, vadeli işlemleri piyasasının kurulması; dengeleme piyasasında fiyattan ziyade sistem güvenliğinin ön plana çıkartılması; Sınır ticareti bölgesel pazar."

Ünal Terzi, sunumunun sonunda katılımcıların, Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ve Uygulamaları konusundaki sorularını yanıtladı.

Spot piyasa ne zaman uygulamaya geçecek?
Spot piyasaların dünyada iki farklı uygulama modeli var. Bir tanesi tamamen tüm üreticilerin hem alış hem satış yönünde teklif verdikleri tüketicilerinde (belli limitlerle tanımlanan) katıldığı piyasa modeli. Diyelim ki 20 MW kurulu güce sahip tüketiciler, bizim ülkemiz için 20MW fazla yüksek bir çıta. Diğer bir yöntem İskandinav ülkelerinde kullanılıyor, Spot piyasalarda sadece üretici ve tüketicilerin alım ve satım yönündeki fiyat teklifleri değerlendirilmiyor ayrıca piyasalar sistem kısıtlarını yönetmek için de kullanılıyor. Bu gelişmiş ve bizim de hedeflediğimiz bir model bu.

Bizim amacımız 1 ay sonra Basit Spot Piyasayı devreye sokmak. Bu konuda tek bir eksik var. Sistem saatlik çalışıyor, teklifler saatlik alınıyor. Ancak bildirimlerin saatlik yapılması demek, belki 10.000 sayacın okunarak sistem işleticisine ulaştırılması anlamına geliyor. Şu an saatlik okunan 56 firma için de olumsuz koşullar ortaya çıkıyor. Bildiğiniz gibi saatler 3 zamanlı. Bunlar hafızada bekletiliyor. Hafızadan bir ara birimle alınması ve PMUM’a ulaştırılması gerek. 300 sayaçta bile zorluk yaşadık. Binlerce sayaç için bu gerçekten kabul edilemeyecek bir sistem gibi görülüyor. Bir yazılım hazırladık. Saatlik sistem ihaleye verilecek. Program 1 ay test edildikten sonra işletmeye alınacak. Sistem kısıtlarının yönetilmesi konusu da benimsendi.

Önümüzdeki yıllarda, Avrasya - Akdeniz Havuzu sözkonusu olacak. Bu bir ütopya değil. Bölgesel Ortak Spot Piyasasının oluşturulması ve güniçi dengelemesinin Balkan ülkeleri ile birlikte yapılması gerekecek. Türki Cumhuriyetler, Balkan Devletleri, İsrail – Lübnan gibi Akdeniz ülkeleri aynı havuzda işlem görecek.

Kaynayan kazanın tam ortasında Türkiye var. Bakanlık, özel sektör aynı hedefe kilitlenirsek edilgen değil, bu konuda aktif bir rol edineceğiz. Dışında kalamayız. Bu yüzden, bizim sistemde dinamik bir yazılım kurulacak; Dünya Bankası’ndan alınan kredi ile teknik şartnamesi hazırlanan ihaleye çıkacak bir programımız var. Neticede uzaktan okuma sistemi tamamlanınca ilk önce basit sistem, daha sonra gelişmiş sistem devreye girecek. 10 ay sonra bu devreye girebilir.

Bu noktada "Gün Öncesi Piyasası" hakkında da bilgi vermek gerekiyor. Spot piyasa gerçek ticari piyasadır. Hem üretici hem tüketiciler rol alıyor. Görüşlere ve önerilere açmak üzere bir çalışma başlattık. Ancak birlikte hareket edersek uygulamalarda başarılı oluruz. Bazı açılardan kendimizi yalnız hissediyoruz. Modelleri birlikte tartışmalıyız. Sizlerle başbaşa verip kararları birlikte almalıyız. Katılımcı eğitimini düşünüyoruz. Bu şekilde bir sinerji oluşturup en uygun sistemi kurmak amacındayız. Biz bir şeyi uyguladıktan sonra devreye girmenizi değil, gelecekle ilgili uygulamalar konusunda da bize yardımcı öneriler ve eleştiriler getirebilirsiniz.

Karşılaşacağınız İlk ticari platform Spot Piyasadır. Aranızdaki anlaşmalar için bir referens fiyat oluşturur. İletim kapasitesinin kulanımını optimize etmek; piyasaları bölmek anlamına da gelebilir. Biz bunu uygulamak istiyoruz. Örneğin, satılacak enerji miktarı üzerinden yapılan dış ticaret elektrik satış anlaşmaları var, şimdilik sadece 1 firma bu şekilde işlem yapıyor. Bir anlamda dış piyasalar zor piyasalardır. Sistem saatlik olsa bu şekilde zorluklarla karşılaşılmayacaktır. 2007’nin ilk aylarında tüm Kıta Avrupası ile UCTE şebekesine bağlanmayı düşünüyoruz. Artık tek bir ülke davranılacak. Biz standartımızı bu seviyeye getirince, bu enterkonnekte sisteme bağlanabileceğiz Saatlik alış satışları yapabileceğimiz bir ticari ortam yaratılacak. Sizde portföylerinizi dengelediğiniz takdirde bu işleyecek. Rekabetin temeli maliyet.. Serbest piyasa koşulları oluşunca maliyeti düşürmek amacıyla bir takım optimizasyonlara girmeleri gerekecek.

Mekanizmanın esaası neticede şudur: Biz tüm alış ve satış tekliflerini ortaya koyduktan sonra kesişme noktalarını bulduk. Aynı fiyattan ne kadar elektrik alındığını hesapladık. Bu bir sinyal oluşturur. Bu referans fiyattır. Bunu da sizlerin alış ve satışlarınız ile ilgili miktar ve fiyatlarınız oluşturur. Gün öncesinde fiyat belirlendikten sonra, siz bir sonraki gün ne kadar alıp sattığınızı bileceksiniz. Ertesi gün bunu fiziksel olarak gerçekletireceksiniz.

Diyebilirsiniz ki gerçek zamanlı piyasaya nasıl bir fiyat verecek? Bunun için, üretim ve tüketimin dengelenmesi gerekir. Bütün katılımcılar sistemlerini spot piyasada dengelemek zorundalar. İlk aşama ikili anlaşmalardır, sonra gerçek zamanlıya geçince dengesizlik olursa bu sisteme pahalı bir şekilde döner. Sistem dengesizliği sevmez.

Uzlaştırma birimi olarak dengeleme piyasasında oluşan sistem marjinal fiyatlarının yüksek olması sebebiyle ikili anlaşma yapmak yerine mevcut piyasaya enerji vererek faaliyette bulunulması daha uygun değil midir?
Bu bir tercihtir. PMUM her şeyi yapar ancak katılımcıyı yönlendirme anlamında tavır içinde olması kesinlikle yasak ve yanlıştır.

Her santral dengeleme birimi olarak başvurabilir Milli Tevzi Merkezi’nin uygun bulması ile dengeleme merkezine katılabilir. Kısaca Dengeleme birimi olabilmesi için hiçbir kısıtlama yok

Sizler sadece prosedurel açıdan tanıştınız piyasa modeli ile. Bu anlamda kişisel cevap vermek daha doğru olacaktır. Temel, ikili anlaşmalardır. Dengeleme Piyasası bir ticaret yeri değildir. Birçok parametre sizi yönlendirir. Uzlaştırma Santrali dediğimiz, dengeleme birimi olarak faaliyet gösteremeyen santrallerdir. Kesin bir kural yok. Her santral dengeleme birimi olmak için başvurabilir. Teknik özellikleri kurulu gücü ne olursa olsun. Yönetmelikte belirtilen sadece muafiyettir.

Mevcut yönetmelikte değişiklik yapacağız. 50MW’lık değer, 20MW olarak değişecek. Bize kalsa sınırı tümüyle kaldırırız. Arzı hesaplarken sizlerin değerlerini kullanıyoruz. Bu şekilde daha sağlıklı raporlar alıyoruz. Küçük santraller de ise bildirimler biraz daha düzensiz olabiliyor. Örneğin 200-300MW’lık sapmalar oluşabiliyor. Bu çok fazla bir fiyat sapması oluşturmasa da, disipline edilmeleri elbette ki şart.

Piyasa katılımcısı olabilmemiz için PMUM’a kayıt olmamız gerekiyor mu?
Madde 27’de tanımlanan ikili anlaşmalara tabi olabilmek için mutlaka piyasa katılımcısı olmak gerekiyor. Buradaki üretici mutlaka PMUM’a kayıt olacak, olduktan sonra yönetmelik hükümleri çerçevesinde ikili anlaşmalar yapabilir. İkili anlaşma yapmıyorsa sisteme verdiği enerji sistem dengesizlik fiyatlarında kendisinin ürettiği enerji bedeli kadarı miktarda ödeme yapmıştır.

Emre amade kapasitesi ve günlük üretim programını PMUM’a verdikten sonra üretimi kendi isteğimizle düşürebilir miyiz?
Talimat almış iseniz, aldığınız talimatı gereğince teslim etmemiş olursunuz. Mutlaka bölgesel tevziiye bildirmek zorundasınız. Çünkü merkez bunu bilmek zorunda.

Bildirim yayınlandıktan sonra yük alma - yük atma bilgileri yazılımdan excel olarak alınamıyor. Bu konuda herhangi bir çalışma var mı?
Bununla ilgili yazılımı hazırlıyoruz. Şu anda internette yayınlanıyor ancak raporlama gibi konular henüz geliştiriliyor. Ağustos ayında bunları tespit ettik, eksikleri gidereceğiz. Önümüzdeki ay böyle bir problem olmayacak.

Vadeli satış anlaşmaları aktif olarak ne zaman başlayacak?
Piyasa adım adım ilerlemeli. Prosedürel çalışmalar başladı. Katılımcılar günöncesinde güç bildirimlerini yapmalı. Finansal piyasaların işlemesi için teminat mekanizmasının devreye girmesi gerek. EPDK itibar sistem fiyatını ilan edecek. Teminat mekanizması başlayınca vadeli işlemler piyasası devreye girecek.

Kombine çevrim santralleri için kısa süreli çalışma ve durdurma şeklinde talimatlar veriliyor. Bu santralleri kısa sürede devreye almak zor oluyor. Ayrıca duruş ve kalkışlar makine ömrü açısından sakıncalı bu kısa süreleri uzatma imkanı düşünülemez mi?
Dengeleme birimleri biliyorsunuz bize ne kadar hangi saate kadar yük alma veya yük atma yönünde boşluklar olduğunu bildirmiyorlar. Yük alma ve yük atma sistemine katılmak için birtakım ön şartlar öne sürüyorlar ki, bunlara biz teknik parametreler olarak DUY’da sıraladık bu sorunun cevabı da orada bulunabilir.

Gerçek saate belirlenen sürenin altında bir zaman kaldığında talimatı iptal etmek isterseniz, dengeleme birimi bunu kabul etmez. Bunu teknik parametrelerle belirleyebilirsiniz. Hem talimat vermek hem de iptali için bir süre koymak zorundasınız. Yük tevzii merkezi ısrar ederse, ki böyle bir durum olmadı şimdiye kadar, yük alma ve yük atma formlarına göre değerlendirilebilir. Ayrıca sizlere bu parametreleri kullanarak santralinizi maliyetinizi de fiyatla koruma imkanı sunulmuş.

0 da yüklendiğin zaman kaç saat çalışacaksın veya kaç saat duracaksın bunu parametreler ile tanımlayabilirsiniz. İşletme, yıpranma, start-up maliyeti hesaba katılacak. Satış fiyatınızda bunu belirtebilirsiniz. Sistem işletmecisi size sizin bildirimlerinizin dışında talimat veremez. Ama ne yaparsanız yapın emre amade kapasitenize ait parametreyi bildirmek zorundasınız.

Harici durumlar olursa, süreyi ne kadar uzun tutarsanız talimat alma olasılığınız o kadar azalır. Bütün maliyet hesaplarınızı fiyata bindirmek zorundasınız.

Ancak yılbaşından sonra güç piyasası kurulduktan sonra gün öncesinden enerji gün sonrasında da güç satın alacağız.

Sayaç okumalara ilişkin olarak Ağustos ayında yaşanan sorunlar çözüme kavuşturuldu mu?
Doğrudur, geçen ay sayaç okumalarda sorun yaşandı. Hem bildirim hem de faturlalar gecikti. Altyapı tamamlanana kadar hem dağıtım hem de üretim bölümlerinden bilgi alınıyorsuz. Bu aydan itibaren bilgileri sisteme aktarmak yerine sayaç değerlerinin internet ortamında girilmesi için hazırlıklar yapıldı. Test aşamasından sonra aksaklık olmazsa Ekim Ayı uzlaştırmasında dağıtım bölgeleri sayaç bilgilerini kendileri girebilecek. Bilgiler aynı gün PMUM’a dönerek kontrol sağlayabileceksiniz.

Dengeleme birimlerinin 24 saat sayaç okumalarının yapılması sakıncalar yaratabiliyor. 740 değer var. Bunların girilmesi girilmesi mümkün değil. Bazı çalışmalarımız var sayaçlardan direkt okuma yapılacak. Bunu için bir süre veremiyorum ama Ekim ayında bunu söyleyebiliriz.

İnternette Milli Tevzi’nin size verilen talimatların mesaj halinde gelmesi ile ilgili..
Evet geçen ay talimatların size bildirildiği mesajlarda bu problem yaşandı, o tamamen bizim sistemle ilgili sorundu. Onu arkadaşlarımız düzeltti. Şuanda o mesajlar normal haline döndü.

Otoprodüktörlerin ürettikleri elektriğin sadece %25’ini satmasına izin verilmesine ilişkin konuda bir değişiklik yapılacak mı?
EPDK tarafından yürütülen böyle bir çalışma var. TEİAŞ’ın da önerisi istendi. Ancak ne zaman uygulamaya girer bilemiyoruz.

"Sıfır bakiye düzeltme bedeli" Ağustos ayının maliyetini yansıtıyor ise bu maliyet sistem dengeleme enerji veren uzlaştırma birimlerine de niye fatura edildi?

0 bakiye düzeltme kalemi yönetmelikteki formülasyon orada görüldüğü gibi; aslında formülün özeti; PMUM’un alacakları eksi borçları eşittir 0 olmak zorunda. Yani borçlarla alacaklılar toplamı 0 olmak zorunda. Bir başka deyişle, PMUM ayı 0 bakiye ile kapatmak zorunda.

Ağustos ayında bu fark, 28.8 trilyon çıktı. Bu değer korkulan limitin çok çok altında. Sistem işletmecisi yan hizmet anlaşmalarını henüz yürürlüğe koymadığı için anlık sistem dengelemesinin ihtiyacı olan primer, skendor ve tersiyer yedekleri bir şekilde piyasanın içinde satın aldı. Halen de öyle. Anlaşmasız yük alma yük atma fiyatları ile yan hizmetler almış oldu. Bu bedel geçen ay EÜAŞ ve TEİAŞ’a fatura edildi ve size yansıtılmadı.

TEİAŞ yan hizmet anlaşma taslaklarını EPDK’ye sundu. Beklemedeyiz. Bu durum, tüketici ve üreticiler için fırsat yaratmaktadır. Primer ve sekonder frekans kontrolüne katılarak yada tersiyer yedekleri temin etmek ile ilgili yan hizmet anlaşması yapabilirler.

Fonumuz olmadığı için bu farkı, üreticilere yansıttık. Bakiye artı veya eksi verirse bu sizlere yansıtılacak. Bakiye artı da gelebilir. Üç zamanlı uzlaştırma yapılması bir konfordur; dengesizlik ortaya çıkarsa bedeli ödenmek zorundadır. İleride saatlik bildirime geçilecek; bu nedenle siz üreticilere tüketicilerinizin saatlik tüketim portföylerini şimdiden kaydetmelerini öneririm. Yoksa zorluk yaşayabilirsiniz. Sistem dengesizliği portföylerin sıkı takibiyle önlenebilir.

Sıfır bakiye kalemi uygulamasında bir değişiklik olacak mı? Zira umulandan çok daha yüksek meblağ ile karşılaşıldı. Sıfır bakiye kalemini oluşturan ilave yük atmalar sistem marjinal fiyatını dolayısıyla sistem dengesizlik fiyatını değiştirmiyor; katılımcı yükselmesi gereken sistem dengesizlik fiyatından gelir elde edeceği yerde, sıfır bakiye kalemi ile zarar etmekte. Ayrıca sıfır bakiye kalemi, EÜAŞ’a, Yap- İşlet -Devret’ler, Yap-İşletler ve TETAŞ’a uygulandı mı?

Sistem marjinal fiyatları biliyorsunuz gün öncesi planlamasına göre arz talebin kesiştiği noktada oluşuyor. Buna sıfır bakiye düzeltme kaleminin etkisinin olması mümkün değil zaten. Dolayısıyla sistem dengesizlik fiyatını etkilemesi hiç mümkün değil. EÜAŞ ve Yap İşletlere gelirsek; onlar bize sizde göre bize daha uzak diye düşünüyorum çünkü görüyorsunuz hep sizinle çalışıyoruz. Uygulamada hiçbir fark yok; üretimi olan herkese hatta şöyle söyleyim TETAŞ’ın altında üretim yapan bir bölgede TEDAŞ’a da uyguladık.

Sizin bu sisteminiz daha ziyade üreticilere hitap ediyor. Bir süre sonra da serbest tüketiciler katılacak görünüyor. Fakat kanunun tarif ettiği ve EPDK’nın kendilerine lisans verdiği toptan alıcı ve toptan satıcılar var onlarda katılabiliyor mu?

Dengelemeye şuanda katılamıyorlar. Dengelemeye sadece üretim tesisi olan 50 MW’ın üstünde ünite gücü olan 100 MW üstünde kurulu gücü olan ve kojen muafiyeti dışındaki santraller katılıyor. Ama nihai yapıda hedefimiz toptan satış şirketleri dengelemeden sorumlu taraf altında olabilmesine ilişkin bir yapıyı düşünüyor. Kısacası şuanda işleyen sistem de yok.

0 bakiye düzeltme kalemi neden dengeleme birimi olmayan ve piyasa yal - yat teklifinde bulunmayan katılımcılardan da talep ediliyor? Türkiye geneli toplam sıfır bakiye düzeltme kalemi neden açıklanmıyor?

Bu gizli bir rakam değil. Bunu sizlerde aşağı yukarı tespit edebilirsiniz formüle koyarak. Dengeleme birimi dışında uzlaştırma birimlerine uygulamasının sebebi de 3 dönemde uzlaştırma yapılması ve dengelemenin saatlik olması bu nedenle tüm üreticilere yansıtılıyor.

Sistem elektrirk bedeli neden önceki şekilde, yani, sistem kullanım ve sistem yıpranma bedeli olarak uygulanmadı? Bu sisteme geçilmeden önce toptancılar neden düşünülmedi?

Toptancılar da önemli bunu biliyoruz. Üreticiler fiziksel çalışırlar ancak toptancılar ticari açıdan en aktif oyunculardır. Ancak toptancılar düşünülmedi denildiği zaman başka bir açı sözkonusu olabiliyor. Bu PMUM’un araya girebileceği bir durum değil. Bütün riskleri sizler yönetirsiniz. Almadan satarsanız yani açığa oynamak çok para kazandırdığı gibi kaybettirebilir. 2 yıllık alışa karşılık 2 yıl satış anlaşması yapsaydınız bu konuşulmayacaktı. Bu özel hukuk kurallarınca oluşturulan iklili anlaşmalar sonucunda oluyor. Mekanizma da sorun yok, risk yönetimi ikili anlaşmalarla yapılır. PMUM bu kapsamda yer almaz.

Fiyatlar bizim tarafımızdan değil sizler tarafından oluşturuluyor. Bu serbest piyasanın yapısındandır. İkili anlaşmalar muhafaza edilmelidir. Birçok parametre fiyatları etkiliyor. Kar yada zarar edilip edilmemesi ticari piyasa ile ilgilidir.

Geçirilen dönem öğrenme dönemidir. Bizim görevimiz tüm katılımcıların eşit şartlarda oynayabileceği bir saha oluşturmak.

Dengesizlik bu ay %6 geldi. Bu gayet uygun bir rakam. %1 in altına düşürmeye çalışıyoruz. Ancak sistem güne dengeli başlıyor. İlk aşamada %6 oldukça iyi bir seviye.

Fatura kesim tarihi Ağustos dönemi olduğu halde bir sonraki ay olan Eylül 18 de kesildi. Neden?
Fatura kesim tarihi, üretim ve tüketim her ne kadar içinde yaşanılan ay gerçekleşmiş olsa da bu üretim ve tüketim değerlerini toplanması, gerekli algoritmaların çalıştırılması ayın 11’ini ve itiraz süreçlerinin değerlendirilmesi fatura kesimi ile ilgili son kararların verilmesi bir sonraki ayın 18’ini bulduğu için idarece faturaya esas tahakkukun onaylanması ayın 18’inde gerçekleşiyor Dolayısıyla faturayı geri dönüş ayın 31’inde kesmemiz mümkün olmuyor. Fatura ile ilgili slayt hazırlamıştık.

Kimin alacaklı kimin borçlu olduğu gibi durumlar belli olmadığından ve değerlendirme sürdüğü için 18’inde yapılamıyor. Şu anda Maliye Bakanlığı ile çalışıyoruz. Farklı şartlar ortaya çıktığı için bu şekilde bir uygulama sözkonusu.

Arz talep dengesinde EÜAŞ’ın arzı, büyük önem taşıdığına göre, fiyat oluşumunda EÜAŞ henüz tüm oluşturulmamış veya günlük politikalarına göre oluşturulan fiyatların etkisi nedir?
Sistem, fiyatlara göre marjinal fiyat üretmiyor. EÜAŞ hidrolik santralleri elinde olması sebebiyle, termik santraller baz santraller olarak çalışıyorlar. Fakat fiyatları sadece EÜAŞ belirlemiyor. Fiyatları belirleyen temel mekanizma yada temel unsur Türkiye’nin arz imkanları ile yani bize verilen günlük üretim programı ile değil; Türkiye’nin emre amede kapasitesi ile Türkiye’nin talebi arasındaki fark.

Yük tevzii merkezi emre amade kapasitesini belirler. Neticede santrallerin durumlarına göre fiili arz imkanı ile talep sürekli değişiyor. Bu aradaki bant ne kadar büyük olursa fiyatlar o kadar düşüyor. Niçin düşüyor? Biz sistemde ucuzdan pahalıya doğru bir alış yapıyor. Hem fiziksel olarak arzın talepten fazlalığı hem de günlük üretim programı yapılıren yapılan hatalar fiyatları etkiliyor. Siz tüketicinizin 100 tüketiceğini öngörüyor, ancak tüketiciniz 150 istiyorsa aradaki farkı biz ayarlamak zorundayız. Doğrudan olmasa bile fiyatlar etkileniyor. Ben sizin eksiğinizi kapatmak için bir sonraki santrale başvurmak zorunda kalıyorum. Ancak fiyat farkı fazla ise marjinal fiyat artabiliyor. Bu bize arz-talep dengesinin sağlanması gerekliliğini getiriyor. Bu gibi dengesizliklerin önüne geçilemez. Dengeleme Piyasasına 1-2 yıl sonra iş düşmediğinde, yani hatalı bildirim yapıldığında pahalı elektrik almak zorunda kalınınca bu olay daha disipline edilebilecektir. Fazla etkilenmeyip etkiyi spottan alacaksınız.

EÜAŞ’ın konumuna gelince evet üretimin %50’si EÜAŞ tarafından yapılıyor. Yönetmelikte bir değişiklik getiriyoruz. "Hakim Durumu Kötüye Kullanmak" maddesi yer alacak. Ancak bu o kadar kolay değil. Sisteme yük attığınız zaman ben yük aldırırım; fiyat düşer. Sattığınız fazla elektriği düşük fiyattan alırsınız.

Elektrik Piyasasında ana problem daha önceki tarifelerden kaynaklanan gece arzın azalması durumuydu. Fiyatlar düştüğü takdirde aynı oluşumlar olur mu? Ayrıca, Piyasada genellikle doğalgaz yakıtlı üretim santralleri rol oynuyor. Ancak üretim satış esnek, hammmade alımı katı. Asgari alım şartı sözkonusu sanrali işletmeye zorluyor, bu rekabet konusunda baskı yaratmıyor mu?
BOTAŞ yetkilileri ile asgari alım tutarının indirilmesi konusunda görüşmelerimiz var. Takdir edersiniz ki, biz gaz piyasasına etki edemeyiz. BOTAŞ yetkilileri ile onlardan gelen talep üzerine görüştük.

Kendilerine şu şekilde bir öneri getirdik: PMUM’a "yıl yada ay sonunda ne kadar yük atma veya yük atma yaptırdınız, bu durumda ne kadar gaz tüketildi veya tüketilemedi" sorun, sizlere bildirelim. Sonra asgari tüketimden kullanılmayan bu miktarı düşün." Bu gerekliliktir. Öneri, makul bulundu. Resmi prosedür nasıl işler bilmiyoruz ama yazılı da olarak belirteceğiz.

Bir de ayrıca, doğalgaz zamlarının fiyat tekliflerine yansıtılamaması durumu sözkonusu idi. Siz elektrik satış tekliflerinizi her ayın 25’inde veriyorsunuz. Gaz fiyatları her ayın 1’inde açıklanıyor. Yönetmelikte bir revize daha yapıyoruz bu konu ile ilgili. Hergün, bir gün sonrası için 24 saat fiyat teklifi verilebilecek. Bunu çözeceğiz.

Bildiğiniz gibi, bazı sebeplerle, TETAŞ’ın satış fiyatları yükseldi. Dağıtımcılar TETAŞ’tan alıyordu. TETAŞ, TEDAŞ’a her yıl sene sonuna 3 ay kala dağıtım şirketlerine ilişkin bütçeyi dengelemesi için indirim yapıyordu.. Ancak TETAŞ fiyatları yükselince bu sefer dağıtım şirketleri zor durumda kaldı, eğer aynı işlem yapılmazsa zarar verecekler. Fakat, aynı Dağıtımcılar satacaklarının hepsini sadece TETAŞ’tan değil EÜAŞ ve TEDAŞ’tan alabilecek deniliyor. Dağıtım şirketleri, TETAŞ’tan sabit fiyatla alıp, EÜAŞ’tan kendi zararını kotarabilmek için değişken fiyatla alış yapabilir. Bu oynanan fiyat, serbest üreticilerin satış fiyatlarını etkileyecek mi?
EÜAŞ’ın üretimde %50, TEDAŞ’ın ise %25 tüketim payları var. Kendi aralarında yaptıkları anlaşmalara kimse karışamaz. Ancak piyasa üzerinde manüpülasyon yapmaları imkansız denilemezse de, pek akllıca değil. Çünkü şu anda öngörü yapacak istatistikler yok. İki aydır fiyat yayınlıyoruz. Bu ay ne olacak kesin belli değil. Dengeleme piyasası ticaret yapmak için çok fazla riskin alınması gereken bir piyasa.

İletim kısıtları nedeniyle yük alma ve yük atmada maduriyetimiz olursa dengeleme birimi olarak ne gibi çözümler sunacaksınız?
Sizin sorunuzun muaattabı iletim sisteminin işleten birim. Eğer TEİAŞ bağlantı ve sistem kullanım anlaşması kapsamında vaadettiği konulardan birini yerine getiremezse, örneğin santraliniz 5 saat devre dışı kalıyorsa; hizmet edemediğiniz süre boyunca sistem kullanım bedeli olan bedeli santrale öder. Bu bizim dışımızdaki bir bölümün görevi.

Ancak belirtmemiz gerek, bu sistem oturana kadar uygulamada zorluk yaşandığı için TEİAŞ muafiyet aldı. Bu konular oturmalıdır. Yapılacak başka bir şey yok. TEİAŞ üstlenebileceği kadar maliyeti üstüne aldı zaten. Bundan sonra yapılacak olan oluşan yeni maduriyetler karşısında çözümler hazırlayıp; ortaya çıkan sorunlar ile ilgili iyileştirmek.

Ağustos Ayında ortaya çıkan Mahsuplaşma Konusu Hakkında bilgi verir misiniz?
Yönetmeliğin 80. Maddesinde sistem dengesizlik fiyatının oluşturulmasında, formulasyonda maliye açısından bir eksiklik ortaya çıktı. Olay değerlendirildi. Bu aydan itibaren 80. Maddenin mahsuplaşmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi hakkında EPDK ile görüşülüyor. Yeni formül devreye girecek ve çözüm sağlanacak. Eylül dahil bir düzeltme yapılacak.

Kayıplar Hakkında;
Yeni yönetmelikte sizlerden gelen talep doğrultusunda değiştirmeyi düşündüğümüz bir bölüm daha var kayıplar ile ilgili. Kayıplar, biliyorsunuz, fiziksel olarak ay sonunda hesaplanıyor. Geçen ay ortalaması %2.8 olarak belirlendi. Bu değer gündüzde %3.9; puantta %4.2 ve gecede %0.5. Sistem Ağustosta reaktif yüklendi; bu ay rakamlar değişebilir. Ancak bir sonraki ayı görülen değere göre hesaplarınıza katarsanız açık verme durumunuz sözkonusu olabilir. Bu durumda her ay, kayıba bağlı olarak sistem dengesizliğe düşebilir.Gelen önerilerle biz dendi ki, her ay öncesinde kaybı ilan edin. Mesela Eylülde kayıp 2.8 deyin, ama Eylülde rakam değişecek. Bu fark sıfır bakiyeye yansıtılacak. Üretimde dengesizliğe düşülmeyecek.

Gün içindeki anlık taliatlar kime ne sırayla veriliyor?
Meritorder da aynı değerlere sahip tesisler arasında yapılacak seçim tamamen sistem işletmecisine kalır. Koşullar değerlendirilir. Sistem işletmecisinin öngörüsü, deneyimi, risk alma yetisi ile ilgilidir. Bir ölçü bulunamaz.. Standart olarak servise giriş hızı ilk önceliktedir. Ancak diyelimki devreye giriş hızı fazla olan bir hidrolik santral var ama hatlar fazla yüklenebilir. Bu durumda hantal bir termik santrale yük ver komutu verilebilir. Zaten bu durumla çok sık karşılaşmıyoruz.

MYTM raporlarında görülen toplam üretim tüketim rakamları ile PMUM rakamları %15 farklı neden?
PMUM sistem marjinal fiyatlarını oluşturan rakamdır, yani gün öncesi. MYTM rakamları ise fiziki değerlerdir, bir bakıma gün sonrası fiyatları denilebilir. MYTM rakamları brüt üretim ve tüketim değerleridir. İç ihtiyaç dahil rakamlardır. Fark buradan kaynaklanıyor.

PMUM’da günlük üretimde gerçekleşen yükü ne zaman göreceğiz?
Yük tevziiden ay sonunda alıp, yayınlayacağız. Hem Bakanlığa hem EPDK’ye raporlama yapmak zorundayız zaten.

TEİAŞ Elektrik Piyasa Hizmetleri ve Mali Uzlaştırma Dairesi Başkanı Ünal Terzi’nin, Seminer sunumları aşağıda yer almaktadır.

1. Piyasa Katılımcıları Sunumu

2. Finansal Piyasa

3. Faturalama

4. EPDK'ya sunulan DUY Degişikliği

5. Nihai Donemi Öneriler ve Dünya Piyasa Modelleri

<<<<< Geri <<<<<