ASO - Enerji Zirvesi
15 Eylül 2006

Ankara Sanayi Odası tarafından, 15 Eylül 2006, Cuma günü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi GÜLER’in katılımlarıyla, ülkemizin enerji stratejileri, fiyat ve uygulamaları, geleceğe yönelik plan ve programlarının görüşüleceği "Enerji Zirvesi" düzenlendi. Söz konusu zirveye, Müsteşar Yardımcısı Selahattin ÇİMEN, Enerji İşleri Genel Müdürü Budak DİLLİ, TEİAŞ Genel Müdür Vekili Halil ALIŞ, TETAŞ Genel Müdürü Hacı Duran GÖKKAYA ve EÜAŞ Genel Müdürü Sefer BÜTÜN ile ASO Başkanı Zafer ÇAĞLAYAN, Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Özkan AĞIŞ, TOBB Enerji Sektörü Meclis Başkanı Reşat KÖYMEN, RESSİAD Başkanı Tolga BİLGİN ve ASO üyesi Sanayici ve İşadamları da katıldı.

Bakan Güler: “Kimsenin yerim dar demeye hakkı yok”
ASO Başkanı Zafer Çağlayan’ın açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Bakan Güler, sanayici ve işadamlarına Bakanlık tarafından yürütülen çalışmaları geniş kapsamlı bir sunum ile anlattı. Güler, kendisinden önce konuşan ASO Başkanı Zafer Çağlayan’ın, enerji fiyatlarının yüksekliğinden yakınması ile ilgili değerlendirmede bulunurken, sanayiciye ve elektrik üreticilerine doğal gazı yüzde 20 daha ucuza verdiklerini söyledi. Doğal gaza yapılan zammın tamamını yansıtmadıklarını da ifade eden Güler, “İsim vermeyeceğim, bazı otoprodüktör sahipleri bana (fiyatları artırma) diyor. (Biz memnunuz halimizden) diyor ve şu anda yok satıyorlar. Hani serbest piyasa diyorsunuz, rekabet diyorsunuz. Hadi buyurun. Fiyat burada, rakam burada, saatleri burada, ihtiyaç burada. Buna göre girersiniz fiyatını verirsiniz, hareket edersiniz. Ama, 1 Temmuz günü 3 tane dilim vardı. Saat 22.00’den sonra ucuz dilime geçiliyor. Bazı hesabını iyi bilenler 22.00’de kapatıyordu, bizimkini alıyordu ve bizim malı satıyordu. (Gir) dediğim halde girmedikleri, (çık) dediğimiz zaman çıkmadıkları için, zaten şimdi onun da soruşturması yapılıyor. Ayrıca bir değerlendirmesini yapacağız. Yani, sorumluluklarla çıkarların dengeli olması lazım” dedi.

Enerji Bakanlığı’nın elektrik, doğal gaz, petrol, kömür ve yenilenebilir enerji sektörlerinde yürüttüğü projeler hakkında bilgi veren ve sanayicilerden bu projelere katılmalarını isteyen Bakan Güler, Türkiye’nin enerjide tarihi günler yaşadığını vurguladı. Dört yıldır elektriğe zam yapmadan işleri yürüttüklerini belirten Güler, elektriği kaçak olarak kullanan 1 milyonun üzerinde kişi tespit ettiklerini, bunların stadyumlar dolusu insan demek olduğunu ifade etti.

Elektrikte üretim ve dağıtımı özelleştireceklerini hatırlatan Güler, “Bana kalsa iletimi bile özelleştirmeli. Ancak kanun buna izin vermiyor” dedi. Şu anda Türkiye’yi geleceği hazırladıklarını da belirten Güler, dünyada enerji konusunda yeni gelişmeler, yeni denklemler, petrol ve doğal gaz hatları oluştuğunu, bunların ise dünyadaki dengelerin temeline işaret ettiğini ve enerjinin dış politikanın ana unsuru haline geldiğini anlattı. Eskiden Türkiye’nin yalnızca bir enerji koridoru konumunda iken, şimdi bir enerji terminali durumuna geldiğini belirten Güler, çok ince bir enerji politikası yürüttüklerini kaydetti.

Yüksek talep senaryosuna göre, özel sektörün yılda ortalama 4 milyar dolarlık yatırım yapması gerektiğine dikkati çeken Güler, bu yatırımı özel sektörün nasıl yapacağı, yapılmazsa ne olacağı ve bu yatırımı kimin yapacağı konularının tartışılması gerektiğini bildirdi. Güler 2014 yılına kadar enerjide yapılması gereken yatırım tutarının 130 milyar dolar olduğunu söyledi. Sanayicilerden, kömür konusundaki yatırımlar ile jeotermal sahaları ihalelerine katılmalarını da isteyen Bakan Güler, Türkiye’de 50 bin kilometre enerji iletim hattı olduğunu, TEDAŞ’ın elinde 255 bin trafo bulunduğunu ve bunların hepsinin yeniden elden geçirildiğini kaydetti. Türkiye’nin nükleer enerji konusunda cahil olmadığını da belirten Güler, Türkiye’de sadece 281 tane nükleer tıp merkezi bulunduğuna dikkati çekti.

ASO Başkanı Çağlayan: “Türkiye, eroin bağımlısı gibi gaz bağımlısı haline geldi”
ASO Başkanı Zafer Çağlayan da, Türkiye’de 1,5-2 milyar dolar tutarında elektrik kaçağı bulunduğunu söyledi. Elektrik dağıtım ve üretiminin özelleştirilmesinde ileride problem çıkmayacak şekilde hukuki alt yapının oluşturulmasında yarar bulunduğunu belirten Çağlayan, gerekli önlemler alınmazsa 2009-2011’i yıllarda Türkiye’nin yeniden bir enerji darboğazına gireceğinin gözüktüğünü söyledi. Çağlayan, geçmiş dönemlerde yapılan hatalar ve proaktif davranılmaması nedeniyle, tıpkı bir eroin bağımlısı gibi Türkiye’nin gaz bağımlısı haline geldiğini kaydetti.

Enerji konusunda herkes gibi kendisinin de milliyetçi olduğunu anlatan Çağlayan, bu konuda işin esasına inilmesi, termik, kömür, gaz ve nükleer santraller kurulması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin mutlaka nükleer santral kurması gerektiğini de belirten Çağlayan, nükleer enerjinin denetiminin de EPDK’ya verilmesi halinde EPDK’nın sorumluluklarının artacağına işaret etti. “EPDK’ya verilen görevler acaba biraz fazla mıdır?” diyen Çağlayan, bu duruma örnek olarak dağıtım şirketlerine verilen cezaları gösterdi. Çağlayan, petrol sektörünün EPDK’dan ayrı tutulmasında yarar olduğunu ifade ederek, “Mesela ‘Petrol Denetleme ve Düzenleme Kurulu’ gibi bir kurum olabilir. Çünkü biz olmayan şeylerin denetimini yapmaya çalışıyoruz. Bana göre, petrol piyasasında kesilen 1.2 milyar dolarlık cezalarda biraz aceleci davranılmıştır. En azından esneklik gösterilerek bir geçiş süresi verilmesi gerekirdi. Piyasaların yerine oturması için başka mekanizmalar kullanılabilirdi. 1.2 milyar dolarlık ceza, hem ekonomik hem de cezai anlamda bu şekilde kesilmemeliydi. İşi böyle yaparsak, caydırıcı olmaktan uzaklaşırız. Ayrıca henüz serbest piyasayı oluşturmadan neyin denetimini yapıyoruz?” şeklinde konuştu. Çağlayan, sanayiciler olarak Türkiye’de sürdürülebilir, kaliteli ve rekabetçi bir enerji istediklerini de sözlerine ekledi.

TOBB Enerji Komisyonu Başkanı Köymen: “600 MW’lık kesintiye şimdiden girdik”
Toplantıda konuşan TOBB Enerji Komisyonu Meclis Başkanı Reşat Köymen, TOBB’un enerji sektörüne bakışını içeren bir sunum yaptı. Konuşmasında, 1 Ağustos’ta uygulamaya giren Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin (DUY), ilk sonuçları doğrultusunda saat 8.00’de çok büyük bir talep oluştuğunu söyledi. Uygulamada 25 bin 400 MW olarak görülen talebin gerçekte 26 bin MW olduğunu ifade eden Köymen, “600 MW’lık kesintiye şimdiden girdik. 2009’larda beklenen kesintiyi şimdiden kısmi de olsa yaşıyoruz” dedi. 2005 yılı rakamlarına göre yüzde 17.8’lik kayıp-kaçak olduğunu belirten Köymen, sistem iyi hale geldiği zaman yüzde 7 gibi bir kayıp-kaçak rakamının makul olacağını kaydetti. Sektördeki sorunların aşılması için yapılması gerekenler konusunda önerilerde de bulunan Köymen, ilk aşamada dağıtım özelleştirmelerinin yapılması, fiyatların rasyonalizi ve sistemde arz fazlası oluşturulması ile sektörün önemli ölçüde rahatlayacağını söyledi. Türkiye’nin Kyoto Protokolü’ne taraf olması gerektiğini de vurgulayan Köymen, “Emisyonlarda dünya ortalamasının çok altındayız. Türkiye için Kyoto Protokolü’nün imzalanması yeşil enerji yatırımlarına büyük katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Ağış: “Otoprodüktörler Ay’dan gelmedi”
Kojenerasyon Derneği Başkanı Özkan Ağış da toplantıda “Sanayide Elektrik Arz Güvenliği” konulu bir sunum yaptı. Ağış, Türkiye’nin ne enerji kaynaklarının zenginliği ne de enerji üretimi açısından yeterli olmadığını ifade etti. Genel enerjide dışa bağımlı bir ülke olan Türkiye’nin enerji tasarrufuna ağırlık verilmesi gerektiğini de vurgulayan Ağış, “Enerji tasarrufu daha çabuk ve ucuza elde edilen kaynaktır” dedi. Ağış, kojenerasyon teknolojilerinin kullanımının büyük bir tasarruf olduğunu belirtti.

Otoprodüktörlerin sanayi sektörünün dışında bir sektör olmadığını ifade eden Ağış, otoprodüktörlerin şu anda 5 bin 700 MW mertebesinde bir kapasiteye ulaştıklarını kaydetti. Ağış, otoprodüktörlerin 2001 yılına kadar ürettikleri elektriği TEDAŞ’a sattıklarını, 2001 yılından itibaren ise yasa çıkması ve yapımı tamamlanan Yİ ve YİD santrallarının devreye girmesi ile piyasaya yönelerek ikili anlaşmalarla elektrik satmaya başladıklarını hatırlattı.

Konuşmasında, son dönemde otoprodüktör grupları ile ilgili yaşanan sorunlara da atıfta bulunan Ağış, “Ne oldu da sorun oluştu? Ben burada bir müessesenin karlılığı peşinde değil, memleketimizin enerji verimliliği peşindeyim. Otoprodüktörler satın alma garantisi istemiyor. Nerede duracağı bilinmeyen doğal gaz fiyatlarını artık tölere edemiyor. Dernek olarak, yüksek verimlilik Kojenerasyon Yasası’nı hazırladık. Sayın Bakana sunduk. Doğal gaz zamlarının elektrik üretim maliyetindeki dayanılmaz baskısının hafifletilmesini bekliyoruz. Ayrıca iletim ve dağıtım yatırım bedelleri çok yüksek, aşağı çekilmesi lazım. Otoprodüktörler bir karşı grup gibi algılanmamalı, aksine tüm enerji sektörü el ele, omuz omuza sorunları çözmeliyiz. Otoprodüktörler Ay’dan gelmedi” şeklinde konuştu.

Arz-talep senaryolarını da değerlendiren Ağış, sistemde dönen yedek kapasitenin dikkate alınmaması halinde arz sıkıntısının 2008-2009’da olacağının görüldüğünü ifade etti. Talep artışının yüzde 8 düzeyinde olduğunu anlatan Ağış, “Yüzde 10 da yedek kapasiteyi düşünürsek fazlamız yok. Yani, 2007’de açık var” dedi. Lisans alan özel sektör yatırımlarının yavaş ilerlediğine dikkati çeken Ağış, bu yatırımların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Ağış, şunları söyledi:

“Türkiye’nin arz güvenliğinin sağlanması için 500’e yakın lisans almış kuruluşların başladığı yatırımlar birtakım sıkıntılar nedeniyle iyi gitmiyor. Bu yatırımcıların sıkıntılarının ne olduğuna bakmamız lazım. Bunlar yapılırsa tablo değişir. TEİAŞ’ın Haziran raporunda da belirtildiği gibi enerji sıkıntısı olmaz.”

RESSİAD Başkanı Bilgin: “Rüzgar enerjisinde bir defaya mahsus 7 yıl daha alım garantisi verilebilir”
RESSİAD Başkanı Tolga Bilgin de, Türkiye’deki toplam rüzgar potansiyeli ile 40 milyar kWh elektrik üretilebileceğinin varsayıldığını söyledi. DSİ’nin özel sektöre açtığı hidrolik projelerinde özel sektörün özendirilmesi için bir takım ek kolaylıklar sağlanabileceğini ifade eden Bilgin, rüzgar enerjisi yatırımlarının artırılması için yürürlükte olan Yenilenebilir Enerji Kanunu’na bir defaya mahsus olmak üzere 7 yıl daha elektrik alım garantisi verilmesini istedi. Rüzgar enerjisi yatırımları için YEK dışında da bazı teşvikler verilebileceğini dile getiren Bilgin, yatırımın geri ödeme dönemi boyunca vergi indirimi sağlanabileceğini kaydetti. Bilgin, DSİ projelerinde çoklu başvurularda alınan teminatların çok düşük olduğuna dikkati çekerek, gerçek yatırımcıların sektöre girmesi ve yatırımların zamanında bitirilmesini sağlamak için teminatların artırılması talebinde bulundu.

Bakan Güler: “Otoprodüktörlere teşekkür borçluyuz”
Sektör temsilcilerinin konuşmalarının ardından yeniden söz alan Bakan Güler, gündeme getirilen sorunlar ve önerilerle ilgili görüşlerini ifade etti. Bazı eleştrilere de cevap veren Bakan Güler, “Biz hepinizin Bakanıyız. Hepinizin mutluluğu için çalışıyoruz. Belli dengeleri gözetmek durumundayız. Tabii ki, DUY’un geçiş dönemindeyiz. Mutlaka bir dengesizlik var ki onları dengeleyeceğiz. Adı üstünde uzlaştırmaya çalışıyoruz. Bu çalışmaları hepinizle birlikte yaptık. Elbiseyi siz biçin, teyellemesini biz yapalım dedim. DUY’u herkes duysun diye espri yaptım. Ama hala duymayanlar var. her şeyde olduğu gibi bir geçiş dönemi olacaktır. Herkesin mutlu olması için bir optimizasyon yapıyoruz. Bunu yaparken çok dengeli bir enerji politikası sürdürüyoruz.

EPDK ile ilgili iş yoğunluğu yeniden dillendirilmeye başlandı. Petrolü biz baştan ayrı düşünmüştük. Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerde bu düzenleyici kurumların yapısının farklı olması lazım.

Kojenerasyon Yasası’nı Enerji Verimliliği Yasası’na sokmaya çalışıyoruz. Kojenerasyon israfı önleyen bir sistem. Çok beğeniyorum. Keşke diğer otoprodüktörler de buna yönelse. Otoprodüktörlere teşekkür borçluyuz. Otoprodüktör gruplarına karşı bir tavrımız yok. Orada yanlış algınabalibir şartlar, laflar oldu. Aslında biz doğal gazdaki artışları diğer ülkelerdeki kadar artırmadık. Petrol fiyatlarında yüzde 300 artış oldu, biz bunu yüzde 70 daha az yansıttık. Zaten millet şikayet ediyor. Fiyat artışlarını aynen yansıtsak doğal gaz elimizde kalacak. Üstelik size EÜAŞ santrallarına verdiğimiz fiyattan yüzde 20 daha düşük fiyata doğal gaz veriyoruz. Yatırımlar konusunda bir paradoks var. Biz yatırımları özel sektör yapsın diyoruz, özel sektör de kamunun yatırım yapmasını bekliyor. Rüzgar enerjisi için de herkes konuşuyor. Herkes bir çantayla dolaşıyor, geliyor. Su yatırımlarında da aynı durum söz konusu. Rüzgar enerjisi yatırımlarında zaten 7 yıl alım garantisi verdik. Artık laf değil iş yapın. Biz bunu yapın diyoruz. Yerim dar demeyin. Biz bu işi çözmek istiyoruz. Yeniden bir araya gelip, aydınlar olarak bu yatırım konusunu tartışalım. Ne zaman isterseniz, bir haftasonu gidip bir yerde kapanıp, bu meseleyi tartışmaya hazırım. Teklifi ben sizden bekliyorum. Ama geçen seferki gibi olmasın. 1 Eylül’de öneri getirin dedik, hiçbir teklif, hiçbir öneri gelmedi. Bazı arkadaşlarımızın saatleri ağır işliyor.”

Yönetim Kurulu Başkanımız Özkan AĞIŞ'ın konuşma metnini aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

  • Özkan AĞIŞ Sunum (PDF Adobe Reader Dosyası)

  • <<<<< Geri <<<<<