"TEDAŞ SİSTEM KULLANIM TARİFELERİ VE SİSTEME BAĞLANTI & ERİŞİM UYGULAMALARI" FORUMU 1 Ekim 2005'de İTÜ Maçka Sosyal Tesislerinde yapıldı

TEDAŞ, sektörün sorularını yanıtladı

Türkiye Kojenerasyon Derneği tarafından düzenlenen "TEDAŞ Sistem Kullanım Tarifeleri ve Sisteme Bağlantı & Erişim Uygulamaları" konulu forum, 1 Ekim 2005 tarihinde İTÜ Maçka Sosyal Tesisleri'nde yapıldı. Wartsila ve Zorlu Enerji'nin sponsor olduğu forum, yaklaşık 100'e yakın katılımcı tarafından ilgiyle izlendi.

Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış'ın açılış konuşmasını yaptığı forumda, TEDAŞ Genel Müdürü Haşim Keklik "Sistem Kullanım Tarifeleri ve Sistem Bağlantı ve Erişim Uygulamaları" konulu sunumunda katılımcıları bilgilendirdi.

Keklik'in sunumundan sonra TEDAŞ Ar-Ge Planlama ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Sami Kovancı, TEDAŞ Elektrik Piyasası İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Fatih Gökkaya, Şube Müdürleri Fırat Doğan, Ziya Can, Arif Torunoğlu, Olgun Sakarya ve Nagihan Abacılar'ın da aralarında bulunduğu soru-cevap kısmında katılımcıların açıklık getirilmesini istedikleri konular hakkında bilgi verildi.

Forumun ev sahibi olarak açılış konuşmasında Türkiye Kojenerasyon Derneği'nin çalışmalarından kısaca bahseden Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış, dernek olarak sadece otoprodüktörlerin değil elektrik üreten tüm Kojenerasyon bazlı projelerin sorunları ile ilgilenmeye ve bu konulara ilişkin olarak özellikle devlet kuruluşları ile ilişkilerinde ortaya çıkan sorunları mümkün olduğu kadar bir sivil toplum örgütü hizmeti çerçevesinde tutarak yardımcı olmaya çalıştıklarını vurguladı. Ayrıca Avrupa Birliği'nin çıkarmış olduğu direktiflerin ve bugünlerde çok gündemde olan AB müktesebatında elektrik ve kojenerasyonla ilgili konularda sektörde faaliyet gösteren yetkilileri bilgilendirmeyi amaç edindiklerini söyleyen Başkan Ağış,

"Bütün bunları yapabilmek için de biliyorsunuz derneğimiz 7 yıldır merkezi Brüksel'de olan Cogen Europe'un üyesi. Yine biliyorsunuz ki sadece Türkiye Kojenerasyon Derneği, Avrupa Kojenerasyon Birliği içinde Türkiye'yi temsil ediyor" bilgisini verdi.

Öte yandan dernek olarak, 2004 yılı Şubat ayında yürürlüğe giren 'AB Kojenerasyon Direktifi'ni ele aldıklarını ve yaklaşık bir buçuk yıldır Enerji Bakanlığı'nın yetkilileri ile konuya ilişkin çalışmalar yaptıklarını hatırlatan Ağış, "Umuyorum ki bu Direktif, 4628 sayılı yasanın revizyonu çerçevesinde yer alır ve onunla birlikte çıkartılır" dedi.

Dernek tüzüğündeki en önemli iki maddeden de bahseden Başkan Ağış, şöyle konuştu:
"Özellikle şebekeye bağlantılar ile ilgili olarak üyelerimizin karşılaştığı sorunları ve bu sorunların çözümlenmesi konusunda çalışmalar yapmak Dernek Tüzüğünde de yer almaktadır ve bu sorunları incelemek için kendi ihtisas gruplarımız var. 'Bunları konuşarak bir çözüme kavuşturabilir miyiz?' şeklinde yaklaşıyoruz. 2001 yılında kabul edilen 4628 sayılı yasanın getirmiş olduğu yasal haklar çerçevesinde, özellikle lisans alma prosedürü başladıktan sonra lisans alma süreci esnasında çok fazla sorun çıktığını ve sorunların da lisans alma sürecini uzattığı kanaatine kavuştuk. Duyuruların ve şikayetlerin sayısı arttı. En sonunda da zaman zaman ilgili arkadaşlarımızla ikili görüşmeler yapmak suretiyle 'Ya şurada birtakım anormal bir istekle karşılaştık acaba bunu yumuşatamaz mısın?' diye bir cevabımız oldu. Ama baktık ki bu sayı artıyor ve herkese aynı mesafede olmamıza rağmen bazı şikayetler yanlış anlaşılıyor, x şirketinin talebini takip eder duruma düşüyoruz. En sonunda bu yıl Yönetim Kurulu olarak, bu sorunlara bugün yaptığımız gibi bir tartışma platformunda herkesin sorunlarını mümkün olduğu kadar saptayacak bir forum veya platform düzenleyelim düşüncesi ile çözüm getirelim dedik.

Bu düşünce ile yola çıkarak ilk platformumuzu geçtiğimiz günlerde TEİAŞ ile birlikte yaptık. Bugünkü toplantımızda da konuyu işlemek üzere sayın Haşim Keklik'i ve TEDAŞ'tan uzman arkadaşları davet ettik. Onlar da bizleri kırmayarak geldiler ve bu toplantıyı düzenledik".

Ayrıca foruma geçmeden önce Türkiye'nin elektriklenme sürecine kısaca değinen Başkan Ağış, 1948 yılında Çatalağzı Termik Santrali'nde başladığı ilk görevinden bu yana enerji dünyasının içinde olduğunu ifade etti. O yıllarda Türkiye'nin toplam kapasitesinin 980 MW olduğunu bugün ise bu oranın 37 bin MW yükseldiğini de belirten Ağış, "Fotoğrafın ikinci karesine baktığımızda Cumhuriyetin ilan edileceği 1923 yılında Ankara'da elektrik yoktu. Bunun için de diyorum ki elektrik ve elektriklenme davası Türkiye'de Kurtuluş Savaşı kadar önemli. Birisi düşmanlardan kurtuluş diğeri ise karanlıktan, cehaletten kurtuluş. Bugün sorularımızı ortaya koyarken bu gerçekleri unutmayalım. Nerelerden nerelere geldik.

1970'lerde TEK kuruldu. Belediye santralleri TEK'in kurulması ile birlikte TEK bünyesinde toplanmaya başladı. 80'lerde elektrik sıkıntıları çok çekildi. O yıllarda elektriğe ulaş da nasıl ulaşırsın ulaş. 1984 yılında ise 3096 sayılı kanun çıktı. Bu kanun elektriksiz yerlere elektrik götürebilmek, mümkün olduğu kadar herkesin kendi elektriğini kendisi üretmesi için çıktı. Fakat bir yıl sonrasında bir kararname yayınlandı. Bu kararnameyi kimse anlamadığı için yedi yıl içerisinde hiç kimse Türkiye'de bir otoprodüktör tesisi kuramadı. İlk kurulan tesis 1992 yılındaki Yalova Elyaf Fabrikası. 1960 ve 70 yılları arasında muazzam bir elektrifikasyon seferberliği başladı. 1970 ve 2000 yılları arasında kaliteli elektriğe kavuşmak isteyen insanlarımız bu hizmetleri hem TEİAŞ- TEDAŞ'tan beklediler. Avrupa'daki liberalleşme rüzgarları Türkiye'yi de etkiledi. Avrupa'da 1994 yılında kabul edilen 'Elektrik Direktifi' 2001 yılında Türkiye'de devlet liberal elektrik piyasası kanununa dönüştü. Bu kanun çıkınca eskiden Enerji Bakanlığı tarafından takip edilen yeni otoprodüktör projeleri bundan sora EPDK tarafından takip edilmeye başlandı. Bu kontrol mekanizması ile lisans sorumluluğuna geçildi. Lisans sorumluluğu beraberinde sorunlar da getirdi. Bizim dağıtım ve iletim sisteminde yaşadığımız güçlükler şimdi daha büyük mercek altına alınmaya başlandı. Bugün burada şimdiye kadar biriktirdiğimiz soramadığımız veya sorduğumuz yeterli cevap alamadığımız sorularımıza cevap alacağız."

"EPDK, Kanunu'nun çıkmasından sonra yaklaşık bir buçuk yıllık hazırlık süresi geçirdi. Bu hazırlık süresinde ikincil mevzuatları üretti ve 2003 yılının başında bunun uygulanmasına başlandı. Biz de 2003 yılı başında hem dağıtım hem de perakende lisansı alarak yeni piyasa yapısına adaptasyona başladık" sözleri ile konuşmasına başlayan TEDAŞ Genel Müdürü Haşim Keklik, 2003 yılında yeni piyasa yapısına geçişin başladığını ve o zamandan bu zamana kadar sektörde kendilerinden talep edilen her şeye olumlu cevap vermeye çalıştıklarını ifade etti.

Keklik, "Sistem Kullanım Tarifeleri ve Sistem Bağlantı ve Erişim Uygulamaları" konulu sunumunda, TEDAŞ Hakkında, Enerji Sektörü, Yeni Piyasa Yapısı, Sisteme Bağlantı Prosedürü, Sisteme Erişim Uygulamaları, Sistem Kullanım Bedelleri, Üretici ve Tüketici Rakamları ve Özelleştirme ana başlıklarını değerlendirdi.

Sunumuna temel faaliyetleri Şebeke İşletmeciliği, Şebeke Yatırımları ve Müşteri Hizmetleri olan TEDAŞ'ın abone sayısının 27 milyon, Merkez + 20 Bölgesel Elektrik Dağıtım Şirketi dahil Personel sayısının 32 000 olduğu bilgisini vererek başlayan Keklik, şebeke varlıklarının150.000 dağıtım trafosu, 48.000 MVA kurulu güç, 780.000 km dağıtım hattı, 290.000 km OG ve 490.000 km AG olduğunu belirtti.

Haşim Keklik, TEDAŞ tarafından üretim şirketlerinin bu taleplerine teknik kriterler zorlanmadığı sürece uygun görüş verilmekte olduğunu; ancak santrallerinde üretilen elektriğin o bölgede tüketilememesi, ve uygun kesitte dağıtım hattı olmaması veya üretim santralının yönlendirildiği TM'nin çok uzak olması durumunda uygun görüş verilemediğine ve gerekirse iletim sistemi üzerinden sisteme erişimin önerildiğini söyledi.

Keklik, Sisteme Bağlantı Uygulamaları konusunda karşılaşılan sorunların ise "Santralın dağıtım barasına özel hatlar ile bağlanma talepleri", "Otoprodüktör lisansına sahip tüzel kişi hem üretici hem de tüketici olabilmesi" ve Üretim lisansına sahip Tüzel Kişi ile tüketicileri farklı tüzel kişiler olması" konularında odaklandığını vurguladı.

Sunumda yer alan en önemli konu başlıkları arasında yer alan "Dağıtım Bedeli Tespit Kriterleri" hakkında ise "Dağıtım maliyetinin kullanıcılara dengeli olarak paylaştırılması", "Kullanıcının sisteme bağlantı noktasına göre farklı sistem kullanım bedeli tespiti" ve "Sistem kullanım bedellerinin de EPDK onayına tabi olması"nın dikkate alındığını söyledi.

Sözlerine "1 Haziran 2004 tarihinden itibaren üreticilerden sisteme verdikleri ve sistemden çektikleri elektrik enerjisi için dağıtım sistem kullanım bedeli alınmaya başlanmıştır. Üretici ve tüketicilerden, her bir kWh başına, TEDAŞ 8 bölge bazında bağlantı durumlarına göre farklı sistem kullanım bedelleri alınmaktadır. EPDK'ca 02.06.2005 tarih ve 491/13 sayılı Kurul Kararı ile Dağıtım sistemine bağlı bir üretici tercih etmesi durumunda iletim sistemi sistem kullanım tarifesi uygulanacaktır. Uygulamayı tercih etmeyen üreticilere dağıtım kullanıcısı olarak ölçüm noktasına göre belirlenen dağıtım sistemi sistem kullanım tarifesi uygulanacaktır.Dağıtıma bağlı üreticilere tükettikleri elektrik enerjisi için dağıtım sistemi sistem kullanım tarifeleri uygulanacaktır.Tüketiciler isterlerse üretim tesisinin barasına direk bağlanabilirler ancak bunlar için tutulan emreamade kapasite için bir bedel alınacaktır. Bununla ilgili çalışma devam etmektedir." şeklinde devam etti. Keklik ayrıca, 2004 yılında üretici ve bu üreticilerden elektrik enerjisi alan tüketici sayısı; 2004 yılında üreticilerden elektrik alan tüketicilerin tüketim miktarı; 2004 yılında otoprodüktör, Otoprodüktör Grubu ve üretim şirketlerinin sisteme verdiği ve sistemden çektiği toplam enerji miktarları; Otoprodüktör Grubu ve üretim şirketlerinin 2004 yılında sisteme verdiği ve sistemden çektiği aylık enerji istatistiklerini açıkladı. Yüksek Planlama Kurulu'nun 17.03.2004 tarih, 2004/3 sayılı kararı ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" ile Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarih, 2004/22 sayılı Kararı ve 4046 sayılı Kanun çerçevesinde kapsam ve programa alınan özelleştirmelere ilişkin olarak İlk tarife uygulama dönemi olan 5 yıla ilişkin çalışmalar tamamlandığı bilgisini verdi.

Forumun "Sorular ve Cevaplar" bölümünde ise katılımcıların uygulamalar ile ilgili yeterince anlaşılamayan detayların açıklığa kavuşturulması doğrultusunda sordukları sorular hakkında TEDAŞ yetkilileri tarafından bilgi verildi. Sorular Dağıtım Bölgelerinin Özelleştirilmesi, Dağıtım Bölgelerinin Özelleştirmesi sonrasında Sistem Kullanım Bedellerinin Belirlenmesi ve Sistem Kullanım Tarifeleri üzerinde odaklandı.

Dağıtım Bölgelerinin Özelleştirmesi sonrasında Sistem Kullanım Bedellerinin Belirlenmesi
Özelleştirme kapsamında oluşturulan 20 dağıtım bölgesi için sistem kullanım bedellerinin nasıl tespit edileceği, ulusal tarife ile bölgesel tarife arasında dengelemeyi öngören eşitleme mekanizmasının ne şekilde düzenleneceği, yeni sistem kullanım bedellerinde beklenen değişiklikler hakkında sorulan sorulara Haşim Keklik:

"Geçen yıl TEDAŞ özelleştirmeye devredilmeden önce, Enerji Bakanlığı tarafından bir strateji belgesi yayınlandı. Bu belgenin beş yıllık tarif hazırlanması öngörüldü ve bu tarfilerde de mutlaka 20 bölgenini ayrı ayrı değil yani kendi içinde ayrı bir tarife olsa da nihai tüketiciye tek bir tarife olması öngörüldü. Bu strateji belgesine göre de tek bir tarife olması benimendi. Dolayısıyla 5 yıl boyunca dağıtım tarifesi tek mutabık olacak enerji fiyatında olabilecek değişimler aynı şekilde yansıtılacak. Sistem kullanım bedelleri 2003 yılından bugüne kadar 8 bölgede farklı uygulanıyor. 2006 yılından itibaren bu bölgelere arasındaki farklılıklar sistem kullanım bedeli için bir süre devam edecek ancak 2010 yılında bu sistem kullanım bedeleri eşitlenecek.

Bu eşitleme mekanizmasının TEDAŞ üzerinden düznelenmesi planlanıyor. Ancak şunu söyleyim her şirketin nakit akışı pozitif geliyor. Yani herhangi bir şirket eğer bu tarife eşitleme mekanizması olursa herhangi bir zararı öngörülmüyor.

Yeni sistem kullanım bedellerinde şu andaki durumdan değişiklik öngörmüyoruz. Yalnız şimdi biliyorsunuz TEDAŞ'ın çok sayıda abone grupları var ve bunların hepsinin ayrı tarife grupları ve hepsinin ayrı fiyatlandırmaları mevcut. Bunlar tabii uygun değil. Mesela demir çelikçiler için ark ocakları tarifesi var. AB müktesabıtana göre böyle bir tarife hiçbir şekilde olamaz. Bu sübvansiyon anlamına geliyor. Biz temel olarak beş ana abone grubunda bunları birleştirdik. Ancak bunları birleştirirken mesela bir abone grubunda birkaç alt gruptan yapmak zorunda kaldık. Yani fiyatları değiştirmeyelim diye bu grupları biraz azalttık ama tamamen yok etmedik.

Özelleştirme sürecinde bölgesel dağıtım görevini üstlenecek 21 dağıtım şirketinin yeni sistem kullanım bedelleri ile ilgili raporumuzu EPDK'ye gönderdik. Onayladıktan sonra bunları açıklayacağız."

şeklinde cevap verdi.

Dağıtım Bölgelerinin Özelleştirilmesi
Bu yılın sonuna kadar TEDAŞ bölgelerinden hangilerinin ihaleye çıkacağı ve yeni tarife yapısı ve kalkınmada öncelikli illerde uygulanacak değişikliklere ilişkin iletilen sorular hakkında Keklik;

"Bu konunun Özelleştirme Dairesi tarafından yürütülüyor. Bu yılın sonuna kadar bir ihale süreci yaşanacağı kesin, ancak hangi iller Fakat kaç tane çıkar o konuda bilgim yok." şeklinde bilgi verdi. "Kalkınmada öncelikli iller elektrikte tarifeden daha ucuz elektrik alıyor. Bize göre bu hükümet döneminde yeni bir kalkınmada öncelikli iller grubu oluşturuldu. Yani geliri 1500 doların altındaki illerde daha çok belli meslek gruplarına ciddi indirimler öngölürdü. Ancak yeni uygulamada kalkınmada öncelikli iller tarifesinin bizce bir anlamı kalmadı." dedi.

Sistem Kullanım Tarifeleri
İletim sistemine bağlı olanlara uygulanan tarifenin (323/A uygulaması) benzeri olan ve Eylül ayında yayınlanan TEDAŞ tarifesi hakkında;

"323/A tarifesindeki üreticilerin kendi hatlarında dağıtım sistemine bağlanmasıdır. Dolayısıyla buna alternatif olarak çıkarılan bir tarifedir. İletim tarifesinin uygulanması. Yani iletimden bağlı bir üretici ile dağıtım sistemine kendi hattı ile bağlı bir üretici ile rekabet şartlarının aynı olması için EPDK böyle bir düzenleme yaptı. Dolayısıla 323/A çıkıp tüketime dayalı olarak sistem kullanım bedeli ödeyen üretici bundan ayırılıp TEİAŞ'ın güce dayalı sistemi üzerinden bize bir sistem kullanım bedeli ödemeyi tercih edebilir." şeklinde açıklama yapıldı.

"TEDAŞ'ın kendi müşterilerin tahakkuk ettiği sistem kullanım ve dağıtım bedelinin faturalara dahil edildiğini belirtmiştiniz. Buna göre konut ve ticarethanelere uygulanan elektrik tarifeleri sanayi abonelerinden farklı olduğu gibi bu abonelerin sistemi kullanma süreleri de sanayi müşterilerinin çok altındadır. Acaba toplamda sabit bir maliyet olan iletim dağıtım giderleri bu abone gruplarına adil bir şekilde dağıtılacak mı?" sorusunu ise Haşim Keklik

"Yeni dönemde bunlar daha sağlıklı bir şekilde yapılıyor. Ama Nisan 2003 'te bu hızlı geçiş sürecinde de zaten bu farklı abone grupları arasındaki sistem kullanım bedelleri de farklıdır." şeklinde yanıtladı.

  • Forumda gösterilen sunum için tıklayınız.
    (MS PowerPoint Dosyası, Dosya Boyutu: ~1MByte)
  • <<<<< Geri <<<<<