İTÜ'de "Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği ve Uygulamaları" tartışıldı.

Türkiye Kojenerasyon Derneği tarafından düzenlenen "Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği ve Uygulamaları" konulu seminer 27 Temmuz 2005 tarihinde İTÜ Vakfı Maçka Sosyal Tesisleri'nde yapıldı. Wartsila, GE Energy, Borusan Güç Sistemleri, Turbomach, Elster ve BGM Mühendislik firmalarının sponsor olduğu seminerin açılış konuşmaları Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürü İlhami Özşahin tarafından yapıldı.

Açılış konuşmalarının ardından TEİAŞ Elektrik Piyasa Hizmetleri ve Mali Uzlaştırma Dairesi Başkanı Ünal Terzi, "Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği ve Uygulamaları" hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Seminerin ev sahibi olarak açılış konuşmasını yapan Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış, konuşmasında öncelikle seminerin düzenlenmesindeki karar verme sürecini anlattı. 26-27 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen ICCI 2005 Konferansı'nda Sayın Özşahin ve Sayın Terzi'nin TEİAŞ ve liberal elektrik piyasası, elektrik piyasasının mali uzlaştırma uygulamaları konusundaki bildirilerin büyük bir ilgi gördüğünü ve konu ile ilgili pek çok soru sorulduğu halde bazı soruların cevaplandırılmasına zaman kalmadığını ifade eden Ağış, "Dolayısıyla Sayın Özşahin ve Sayın Terzi ICCI 2005 Konferansı'ndaki konuşmalarını bildirdikten sonra dengeleme ve mali uzlaştırma uygulamaları konusunda yapılan açıklama ve tartışmalarının bir uluslararası konferans platformunun 40 dakikalık çerçevesine sığmayacağını anladık ve kahve arası Sayın Özşahin'le böyle bir sempozyumun, sadece dengeleme ve mali uzlaştırma uygulamasını anlatmak ve tartışmak için gerekli olduğunda mutabık kaldık" açıklamasını yaptı.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun TEİAŞ'a iletim sistemlerinin işletilmesi görevini verdiğini ve TEİAŞ'ın, bu görevi yürütürken yasanın istediği sorumlulukla sistemin işletilmesinin yanında iletim sisteminin yatırımlarını yapmak uluslararası entegrasyon yatırımlarını yürütmek ve piyasa sistemini çalıştırmak durumunda olduğunun altını çizen Ağış, konuyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: "Elektrik piyasasının ve iletim sisteminin arz güvenliği ve işletme standartlarına bağlı kalınarak işletilmesindeki önemli unsur TEİAŞ'ın teknik ve mali açıdan güçlü bir yapıya sahip olmasıdır. Türkiye'de serbest elektrik piyasası ikili anlaşmalar üzerine kurulmuştur ki ikili anlaşmalarla tüketicilerin ve üreticilerin taahhütlerine uygunluğu esastır. Oluşabilecek dengesizliklerin giderilmesi TEİAŞ bünyesinde faaliyet gösteren Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi tarafından yürütülecektir. Bu merkezin 1 Temmuz - 30 Kasım 2003 tarihleri arasında yürüttüğü sanal mali uzlaştırma, 1 Aralık 2003 tarihinden itibaren fiili uygulamaya dönüşmüştür. Geçici Dengeleme ve Mali Uzlaştırma 3 Kasım 2004 tarihinde yayınlanmıştır ancak uygulanmamaktadır. Bu yönetmeliğin tamamlanması için Sayın Özşahin'in belirttiğine göre, piyasa yönetim sistemi satın alma ve sistem geliştirme sürecinin ve nihai DUY hükümlerinin çıkartılması gibi çalışmaların tamamlanması gerekmektedir. Bütün bu noksanlıkların tamamlanarak piyasa işletmesinin Temmuz 2006'da başlanacağı karar altına alınmış ve takvime bağlanmıştır. Bugünkü sempozyumun teknik ve yasal altyapı eksikliklerinin ve yönetmeliğin çalışmayacak hükümlerinin tespiti yönünden çok faydalı olacağına inanıyorum. Ayrıca sempozyumda katılımcılarla yapacağımız tespitleri ve alınacak kararları Türkiye Kojenerasyon Derneği olarak ilgili ve yetkili makamlara aktaracağız bu kararların ne ölçüde yerine getirildiğinin de takipçisi olacağız."

Konuşmasında, 'TEİAŞ'ın Serbest Elektrik Piyasasındaki Rolü' konusunda bilgi veren TEİAŞ Genel Müdürü İlhami Özşahin, "Gerek fiziksel gerek bedensel gerekse elektrik sistemi olarak süratle büyüyoruz. Yıllar çok çabuk geçiyor. TEK'te çalıştığım zamanlarda Türkiye'nin elektrik gücü 2000 MW, günlük tüketimi de sanırım 25 milyar kWh'tı. Bugüne geldiğimizde ise Türkiye'nin günlük puantı 25.000 MW'a ulaşırken kurulu gücü de 40.000 MW'a yakın. Hatta günlük tüketim bugünlerde 480-490 milyon kWh'a ulaştı" diye konuştu. Ayrıca son 30 yılla mukayese edildiğinde tüketimde 15 kat büyümeler olduğunu vurgulayan Özşahin, fiziksel büyümelerin yanında Türkiye elektrik sektörünün yapısal gelişmeler yaşadığını da söyleyerek şu açıklamaları yaptı: "Bugün var olan TEİAŞ, EÜAŞ, TEDAŞ, TETAŞ gibi kurumlar belki de yarın olmayacak. Fakat sektörün dinamik yapısı karşımda duran dinamik grup hep olacak. Görevim gereği etrafımızdaki ülkelere seyahat ederek Türkiye'nin elektrik bağlantılarını görüşüyorum. İran hariç Türkiye'nin mevcut büyüklüğü etrafımızdaki ülkelerin hemen hemen tamamına yakın. En azından büyüklüğü ile övünülecek bir sistemimiz var. Türkiye'nin 1994 ve 2000 krizleri hariç bugün elektrikteki büyümesi yaklaşık yüzde 7'ler civarında. Biliyorsunuz TEK döneminde, şebekeye sadece üretimin verildiği şebekede sadece elektriğin satıldığı çok fazla pazar ilişkilerinin oluşmadığı bir sistemimiz vardı. Ama bu işin sıkıntısını çeken kimsenin bilmediği bir grup vardı. Türkiye elektrik sistemi içinde yük tevzi merkezi. Bugün bahsi geçen üzerine çok fazla konuşacağımız Türkiye'nin finansal ve teknik olarak gündeminde olan ana konuları yük tevzi merkezleri yıllarca yaşadılar ama kamu olduğu için, işin parasal kısmında yoktular. İşte bugün dengeleme artık su yüzüne çıktı. İkili anlaşmalar kanunun getirdiği yükümlülükler, dengeleme piyasasının ve akabinde mali uzlaştırma piyasasının da çalıştırılmasını zorunlu kılmıştır. 4628 sayılı yasaya gelmeden önce açıkcası elektrikte derli toplu bir kanunumuz yoktu. 4628 sayılı kanun bana göre övünülecek bir kanundur. Ancak uygulamada sıkıntılarımız vardır. Bu uygulamaların çözümünü ise sektörün birlikteliğinde görüyorum. İtiraf etmek gerekir ki bu kanunun uygulayıcılarının sektörü bilmeleri gerekir. Aksi takdirde yapılan müdahaleler çok sağlıklı olmuyor.

Öte yandan yönetmelikler içinde en önemlisi şebeke yönetmeliğidir. Şebeke yönetmeliğinde şebekeye nasıl bağlanılacağı, şebekeye bağlanan kullanıcıların uymaları gereken kurallar var ve bu açıkcası Türkiye için çok önemli bir yönetmeliktir. Bunun uygulaması ile elektriğin kesilmemesi, elektriğin kaliteli olması ve elektriğin düzenli olması gerekiyor. Ben uzun yıllar sistem operatörlüğünde çalıştım. Bir günde 24 saat var. 24 saati dakika ile saniye ile çarptığınız zaman büyüklükleri gözünüzün önüne getirin. Bu büyüklükte sistemi kullanan var. En önemli kullanıcı ise tüketici. Tüketici istediği zaman elektriğini yakıyor istediği zaman söndürüyor. Bu zaman diliminde elektriğin kalitesinin aynı olması gerekir. Aynı zamanda elektriği naklettiğiniz veya dağıttığınız hatların limitleri içerisinde çalıştırılması demektir. Kanundan önce bunu yük tevzi merkezleri o santrale çık bu santrale yük al şeklindeki kumanda operatörleri vasıtası ile yapıyorlardı. Buralarda herhangi bir yükümlülükleri yoktu. Çünkü tek alıcı tek satıcı vardı. Kanunun getirdiği en önemli yükümlülüklerden biri budur. Bu, bugün uygulanmaya çalışılıyor. Diğer önemli bir yönetmelik ise dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliğidir. Şimdiye kadar yük tevzi operatörlerinin yük al yük ver diye önerdikleri talimatlar artık bundan sonra olmayacak. Bundan sonra üretici, tüketicisini bulacak aralarında anlaşma yapılacak yük tevzi veya operatör burada oturacak. Şayet bu ikili anlaşmada taraflar yükümlülüklerine uymadığı zaman yük tevzi merkezi bir başka üreticiden elektriğini alıp tüketiciye elektriğini verecek. İşte biz buna dengeleme diyoruz. Türkiye'de şuanda geçici olarak uygulanan dengeleme ve uzlaştırmanın nihai hedefinde, ikili anlaşmalar var. İkili anlaşmalardan sonra bir sonraki gün için bir gün önceden gün öncesi pazar var ve yük tevzi merkezinin burada uygulayıcı dengeleme usulleri var. Sistem çok karmaşık değil."

Arz güvenliği konusuna da değinen Özşahin, Türkiye'nin bugün 38 bin MW gücü olduğunu ve ilk altı ayda yüzde 6.5 büyüdüğünü açıklayarak şunları söyledi: "Şehirler doğalgaza bağlanıyor. Doğalgaz tüketimi yükseliyor ve doğalgaz depolarımız yok. Türkiye özellikle kış aylarında bu elektriği nasıl karşılayacak? Doğalgaz depoları yapılsa bile arzı yaratacak santralleri kim kuracak? Biliyorsunuz kanuna göre, üretim yatırımlarının özel sektör tarafından yapılması gerekiyor. Özelleştirme yapılmadığı zaman özel sektör üretim yatırımlarını nasıl yapacak? 10 MW'lar 20 MW'lar yapılabilir ancak fazla kapasite kısa sürede biterse, Türkiye'nin yılda 2000 MW'a ihtiyacı olursa yılda 1 milyar dolar elektrik yatırımını kim yapacak? Dolayısıyla Türkiye'nin kısa sürede bunları da çözmesi gerekiyor."

TEİAŞ Genel Müdürü İlhami Özşahin'in ardından TEİAŞ Elektrik Piyasa Hizmetleri ve Mali Uzlaştırma Dairesi Başkanı Ünal Terzi de, 'Geçiş Dönemi Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Uygulamaları' ve 'Nihai Dönem Dengeleme ve Mali Uzlaştırma Yönetmeliği Uygulamaları Tasarısı' konularındaki sunumunu yaptı.

Sunumunda öncelikle misyonlarını açıklayan Terzi, "Misyonumuz: Güvenilir etkin ve verimli bir piyasa işletim sistemi tesis etmek, işlerliğini ve gelişimini sağlamak ve bu suretle ülkemiz elektrik piyasasının arzulanan arz güvenliği ile rekabet seviyesine ulaşmasına katkıda bulunmaktır" diye konuştu. Daha sonra Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM)'nin, 4628 sayılı Elektrik Piyasa Kanunu'na göre "… Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda, gerçekleşen alım-satımlar ile sözleşmeye bağlanmış miktarlar arasındaki farkları esas alarak, piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilerin borçlu ya da alacaklı oldukları tutarları hesaplamak suretiyle, mali uzlaştırma sistemini çalıştırır." hükmü gereğince, TEİAŞ Elektrik Piyasa Hizmetleri ve Mali Uzlaştırma Dairesi Başkanlığı olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Terzi, PMUM'un görevlerini açıkladı:

"PMUM, piyasa işletmecisidir ve piyasa katılımcılarının kayıt ve ikili anlaşma bildirimlerinin işleme konulması; saatlik sistem marjinal fiyatları ile her bir uzlaştırma dönemi için aylık sistem dengesizlik fiyatının hesaplanması; ikili anlaşma bildirimlerinin kabul edilen yük alma ve yük atma tekliflerinin ve katılımcılarının sisteme verdikleri ve sistemden çektikleri uzlaştırmaya esas elektrik enerjisi miktarlarının dikkate alınması suretiyle, alacak ve borç miktarlarının hesaplanması, bildirimlerinin hazırlanması ve alacak-borç ve teminat yönetimi işlemlerinin yürütülmesi; EPDK tarafından talep edilecek raporların hazırlanması ve yayımlanması vb. işleri yürütür."

Terzi, vizyonlarını ise şu şekilde açıkladı: "4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile belirlenen hedeflere ulaşmak üzere elektrik sektöründe verimi arttırmak ve maliyeti düşürmek üzere rekabeti teşvik etmek; elektrik arz güvenliğini ve istikrarı sağlamak; sektörün mali sürdürebilirliğini sağlamak için maliyet esaslı fiyatların oluşacağı mekanizmaları oluşturmak; özel sektörün piyasaya katılması ve yatırım yapmasını sağlayacak, arz-talep dengesini yansıtan uzun dönemli fiyat sinyalleri verecek mekanizmalar oluşturmak; talep tarafının piyasaya katılımını ve fiyat tepkisini sağlayacak mekanizmalar oluşturmak."

Seminer Sunumunun tam metni için lütfen tıklayınız...
(MS PowerPoint Sunumu, 4.6 MByte)

<<<<< Geri <<<<<